Jeoloji Nedir (15.01.2007 - 17:57:31 )




Jeoloji yerbilimi anlamına gelir. Ge: Yer, Logos: Bilim sözlerinden alınmıştır.
Jeoloji arz (yer) kabuğunun yapısından, bunu teşkil eden maddelerden, onun teşekkül ve oluşum tarihinden,ayrıca üzerinde yaşayan hayvan ve bitkilerin ilk yaratılışlarından bugüne kadar olan biyolojik oluşumlardan söz eder.
40-50 Km. kadar bir kalınlığa sahip olan yerkabuğunun organik ve anorganik oluşum tarihi jeolojide esas konuyu teşkil eder. Yerkabuğunun tüm hareketleri ve mekaniği jeolojinin içerisinde yer alır.
(Yer kürenin şekli, ortası şişkince, kutupları basık bir küredir. ( Litosfer ) )
Jeoloji bir gözlem bilimidir. O kitaplardan, laboratuardan çok doğadan öğrenilir. Jeoloji; çevremizin tanınmasında, sırlarının çözülmesinde bize yardımcı olur. Jeolojiyi meslek edinen Jeolog; yerküreyi anlamak, onun sayısız problemlerine çözüm yolu aramak için doğayı irdeler.
Dağlar, okyanuslar, denizler, sıcak çöller, derin vadiler jeologların çalışma alanlarıdır. Jeoloji bir bilim olarak yerkabuğunu incelerken bu kabuk içine gizlenmiş bulunan maden, su, kömür, petrol vb. yeraltı servetlerine de özel ilgi gösterir. Bunların oluşumlarını ve dağılışlarını inceler.
Bundan dolayı diğer bilim dallarından olan fizik, kimya, biyoloji, jeofizik, maden, coğrafya... bilimleri jeolojinin destekçileridirler.
Jeolog elde ettiği bulgularla geçmişe giden kapıları açar, karşılaştırır, çözer.
Jeolojiyi anlamak; doğayı sevmek ve onun dilini çözmekle mümkün olur. Çünkü geçmiş içinde geleceği barındırır. Bunu keşfetmenin tadına varmak ise doyumsuzdur.

Litosfer Deprem Tektonik Zemin Türleri


Jeoloji Yunanca Geo (Arz) ve Logos (Bilim) kelimelerinin birleşiminden meydana gelir ve Yerbilimi anlamına gelir. Jeoloji yerküresinin güneş sistemi içerisindeki durumundan onun fiziksel ve kimyasal özelliklerine, oluşumundan bu yana geçirdiği değişikliklere, üzerinde yaşayan canlıların evrimine kadar geniş bir kapsama sahiptir. Jeoloji bir gözlem bilimidir. Bugün dünyamızda gözlemleyebildiğimiz çok sayıda jeolojik olay cereyan etmektedir. Akarsuların yataklarını aşındırması, volkanların patlaması, depremler gibi olaylar hızla oluştuklarından insanlar tarafından doğrudan gözlemlenebilmektedir. Buna karşılık insanın zaman ölçeğine göre çok yavaş olan bazı olaylar ise doğrudan izlenememektedir. Jeolojinin temel prensiplerinden biri aktüalizm prensibidir. Üniformitaryanizm adı ile de bilinen bu prensibe göre bugün dünya yüzeyinde görebildiğimiz olaylar geçmişte de aynı şekilde gerçekleşmiştir. Öyle ise günümüzde örneğin bir akarsuyun aşındırma ve çökeltme işlevlerini inceleyen bir kişi bu sistemin özelliklerini ortaya koyar ve bu bilgiler ışığında kayaları incelerse milyonlarca sene önce varolmuş bir akarsuyu da kayalar içerisindeki izlerinden (jeolojik kayıttan) tanıyabilir. Jeoloji çok disiplinli bir bilim dalıdır. Fizik, kimya, biyoloji gibi bilim dalları ile sıkı ilişkileri olan jeoloji kendi içerisinde de çeşitli bilim dallarını içerir. Bu bilim dallarının birkaçı aşağıdadır: Mineraloji: Yerin temel taşı sayılan minerallerin fiziksel ve kimyasal özelliklerini inceler Petrografi: Yerkabuğunu oluşturan kayaların özelliklerini inceler Fiziksel Jeoloji ya da Genel Jeoloji: İç ve dış kuvvetlerin etkisi ile yerkabuğunda oluşan olayları inceler Tektonik: Yerkabuğunun büyük ölçekli hareketlerini inceler Yapısal Jeoloji: Yerkabuğundaki hareketlerin neden olduğu deformasyonları inceler Stratigrafi: Çökel kayaların yertarihi boyunca geçirdiği anorganik evrimi inceler Paleontoloji: Yeryüzü üzerinde yaşamış canlıları inceler Paleoklimatoloji: Jeolojik devirlerdeki iklim ve atmosfer koşullarını inceler Uygulamalı Jeoloji: Yol, baraj, bina gibi mühendislik yapılarının yapılması için gerekli olan jeolojik parametreleri inceler Maden Yatakları: Yerkabuğu içerisindeki madenlerin oluşum koşullarını inceler Jeokimya: Kayaların, minerallerin ve madenlerin kimyasal özelliklerini inceler Yerkürenin Yapısı Yerküre’nin içi ile ilgili bilgilerimiz en üst katmanlar dışında ikinci elden. Yerbilim (jeoloji) çalışmaları ile yapısı anlaşılmaya çalışılan Yerküre’ye ait bilgilerin çoğu, sismik dalgaların incelenmesi sayesinde elde ediliyor. Depremler sonucu oluşan doğal veya bilim adamlarının oluşturduğu yapay sismik dalgaların, farklı yapılardaki katmanlarda farklı davrandıkları biliniyor. Yerküre içinde hareket eden bu dalgaların davranışlarının incelenmesi sonucunda Yerküre’nin iç yapısı anlaşılabiliyor. Yerküre’nin merkezinde katı haldeki nikel ve demirden oluşan İç Çekirdek (Inner Core) bulunuyor. Bu çekirdeği çevreleyen Dış Çekirdek (Outer Core) ise, içindeki sülfür ve oksijen nedeniyle ergime noktası düştüğü için sıvı halde bulunan nikel ve demirden oluşuyor. 4.5 milyar yıldır soğumasına rağmen hala çok sıcak olan çekirdek, Yerküre’nin manyetik alanının oluşmasındaki etken. Daha sonra gelen ve Alt Manto ve Üst Manto diye ikiye ayrılan Manto (Mantle) ise, kısmen ya da tümüyle eriyik durumdaki kayaçlardan oluşan magmayı içeriyor. Demir, magnezyum, silikon ve oksijence zengin mineralleri içeren Manto’dan sonra, bu katmanların en incesi olan ve okyanuslar ile kıtaları barındıran Yerkabuğu (Crust) bulunuyor. Oksijen ve silikonca zengin Yerkabuğu’nda, okyanus tabanlarını oluşturan bazalt, en çok bulunan kayaç. Kıtalardan oluşan kabuk kısmı ise bazalt ile daha az yoğun olan granit, kumtaşı, kireçtaşı gibi kayaçları barındırıyor. Kutuplarda ve ekvatorda farklı olan Yer yarıçapı ortalama değer olan 6,371 km. olarak alınmıştır. Yoğunluk ve sıcaklıklar, katman içindeki ortalama değerlerdir.


- Türk kızı Neshan Mülazım - Anasayfa  |  BitLi Forum  |  Arama  |  Astroloji  |  Makaleler  |  Müzik  |  Sinema  |  Oyun  |  Yaşam  |  İndir



eXTReMe Tracker